ZAMAN TÜNELİ
Besmele ile geçsem eşiğinden
Demir kanatlarını açmış şu kapının.
Umutsuz girip ümitvar çıksam ötesinden
Ana gibi kollarını açmış şu kapının
Süzülüp uçarak kanatlansam bağrından
Gafletten mağfirete yol tutan,şu kapının
Utançlarımla dalıp hafiflemiş çıksam içinden
Gönüle nedamet fısıldayan, şu kapının
Ey Koca Sinan! Nedir bu kapının sırrı?
Yol geçmez,Kuş konmaz cephede mi sırrı?
Var dan Var’a mı açılır bu kapı?
Deryayı yürüyüp ,ummana dalanlara mı açılır bu kapı ?
Halktan Hakk’a koşanlar mı geçer bu kapıdan?
Derdini rüzgarda harmanlıyanlar mı girer bu kapıdan?
Ey Babusselam!En son Şemsi Ahmed mi açtı seni?
Ey Babusselam ! Kimler kimler selamladı seni?
Hangi boynu bükük selamsız geçti senden?
Hangi mecnun kafasını kapına vura vura medet umdu senden?
Hangi riyakar eşiğini eşeledi,vaziyet düzerken.
Hangi gammaz sana saklandı bir yiğidi takip ederken.
Kaç tabuta yol verdin omuzlar üzerinde götürülürken?
Kaç nesile şahitlik ettin inkilap inkilap değişirken?
Duyamadık seni ey kapı ,halimize ağlayıp gülerken.
Göremedik seni ey kapı, dünyadan ahirete bize yol açmışken.
Ey Rabbimiz! Rahmetinle aç kapılarımızı ,tam da Sana yönelmişken.
Amin Amin! Kabul buyur aminlerimizi Seni çok özlemişken.

No responses yet