(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({ google_ad_client: "ca-pub-7247401377424993", enable_page_level_ads: true });
Yazı Detayı
07 Ocak 2018 - Pazar 18:21 Bu yazı 597 kez okundu
 
TASAVVUF ÜZERİNE
Muzaffer GÜNAY
muzaffergunay52@hotmail.com
 
 

Tasavvuf, bazılarının iddia ettiği gibi köken olarak Arapça değildir. Genel görüşe göre Yunanca Sofistaie kelimesinden türetilmiştir.
Kökeni itibarı ile Arapça olmasa da asırlardır kullanılan tasavvuf ve mutasavvıf terimleri dini literatürün ayrılmaz birer parçası olmuştur.
Bu kelimelere ilk dönemlerde(H. I. Ve II.asır) yüklenen anlam ile sonraları yüklenen anlam/ anlamlar arasında oldukça önemli farklılaşmalar oluşmuştur.
Yunanca bir kelimeden türetilen tasavvuf, sûfilik yoluna girmek demektir. Kalben Allah’a bağlanıp dünyadan el etek çekmektir. Ne var ki zaman içinde bu safiyet yerini miskinliğe, uyuşukluğa bırakmıştır.. 
Tasavvuf gerçekte ne demektir?
Tasavvufçuların dediği gibi nefsi terk etmek suretiyle Allah’ta yok olmak mıdır? Bu düşünceyi doğrular mahiyette ne bir ayet, ne de bir hadis vardır, İslam alimlerinin çoğuna göre. İnsan Allah’ın haşa bir parçası değildir ki, Allah ile bütünleşebilsin. Bu tarz inanış, Kur’an’ın özüne tamamı ile aykırıdır.
Mutasavvıflar, gaybdan haber aldıklarını iddia ederler. Oysa, “Gaybı ancak Allah bilir.” Hiçbir kulun gaybı bilmesi söz konusu olamaz.
Prof. Dr. Mustafa Öztürk’ün şu cümleleri kayda değer:
“Gerçekte tasavvuf nedir, diye sorulsa, pek çoğumuzun aklına mahviyet, riyazet, mücahede gibi kavramlar akla gelir. Mahviyet alçak gönüllü olmak, riyazet nefsin serkeşliğini kırmak, mücahede ise nefs ve şeytanla savaşmak demektir. 
Nefs (şişik ego) bir çok mutasavvıfın benzetmesine göre saldırgan köpek, pisboğaz domuz, iğrenç fare, basbayağı put, Firavun ve Nemrut’tur. Haliyle seyri sülukta nefsle mücadeleden arta kalan boş bir zaman yoktur. Aman gelin görün ki, günümüzde tasavvufla yatıp tasavvufla kalkan kimi kalem ve kelam erbabı mücahede, riyazet, çile gibi tüm fasılları ikmal edip kapatmış olmalı ki, “falan kişinin gözünde mertek, filan kişinin gözünde çöp var” demeyi kendine vird edinmekte ve sürekli olarak tasavvuf namına üst perdeden diskur çekmektedir.”
M. Akif’in şu sözleri yeteri kadar mesaj vericidir: 
“ Tasavvuf yapışkan tatlı bir şıra gibidir. Önce tatlı ve güzeldir. Ancak zamanla pasif ve hareketsiz hale getirir.”
Gerçek Allah dostlarına her zaman ihtiyaç var. Şuurlu Müslüman, uyuşukluğa giden yola girmez. Bir çok yabancı kökenli inanıştan etkilenerek oluşan akımlara teenni ile yaklaşmakta fayda olduğunu belirtmek yerinde olur.

 
Etiketler: TASAVVUF, ÜZERİNE,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı