(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({ google_ad_client: "ca-pub-7247401377424993", enable_page_level_ads: true });
Yazı Detayı
02 Ağustos 2018 - Perşembe 11:02 Bu yazı 1448 kez okundu
 
BİR SOKAĞIN ÜÇ GÜZEL İNSANI
Ahmet ÇAKIR
acakir52@gmail.com
 
 

BİR S OKAĞIN ÜÇ GÜZEL İNSANI

Mekanları güzelleştirenler-

şüphesiz orada ikamet edenlerdir.

Mukimler iyi insanlar değilse-

mekanın- ikametin güzelliği beş para etmez. Kentleri- caddeleri- sokakları güzelleştiren- birçok güzel insanlar vardır. Ben bu köşe yazımda- Ordumuzun bir sokağında esnaflık- işadamlığı- dostluk ve komşuluk yapan- üç DEVR İ KADİM efendisinden-  zerafet ve kibarlık abidesi üç nezih insandan bahsedeceğim. Ticaretin duayenleri sayılan bu üç bilge insanı- yaş sıralarına göre tanıtmaya çalışacağım. Bunlar- Merhum- MUZAFFER YÜCE- Merhum- İSMET ŞENOCEK ve Merhum- FEHMİ ÜNAL’ dır.

Bu üç güzel simanın bazı ortak özelliklerini anlatmaya çalışalım: Ticari mekanları- Fatih caddesinin bir sokağında- Orta camiinin karşısına denk gelen  bir yerde karşılıklıdır.

Yaşları itibariyle- aktif ticaretten ziyade- eşle dostla muhabbet için bu mekanlarda hemen hemen- her gün bulunurlardı.

Muzaffer amcaysa- muhabbet maksadıyla- zamanının önemli bir kısmını- İsmet amcanın mekanına uğrayarak geçirirdi. Öğlen ve ikindi namazlarına birlikte gelirler- ikindiden sonra ekseriyetle evlerine giderlerdi.

Bu üç güzel insanın nitelikli bir çevresi vardı. O mekana çoğu zaman bunlarla sohbet etmek maksadıyla uğrarlardı. Bende biraz bu uğrayanlardan biri sayılırım. Kısaca belirteyim ki- bu bilge zatlarla sohbet etmenin zevkine doyum olmazdı. Anlattıklarını tatlı bir üslupla- mütebessim bir cehreyle anlatırlardı. Bunların yüzünün asık olduğunu hiç görmedim. Sıcak- sevecen ve saygı telkin eden çok hoş bir tavırları vardı. Üçü de Ordunun sosyal hayatının her aşamasını aktif olarak yaşadıkları için- tecrübelerine dayalı hatıralarını dinlemeninse- apayrı bir zevki vardı . Hep pozitif konulardan- motive eden hatıralarından bahsederlerdi. Moral bozmak- negatif tavır içinde olmak- aşağılamak- hor görmek onların kitabında bulunmayan özelliklerdi O yaşlarına ve bazı rahatsızlıklarına rağmen- kültür ve sanat etkinliklerine katılmayı da ihmal etmezlerdi. Nerdeyse- son demlerine kadar sosyal hayattan hiç kopmadılar. 2017- ocak ayında yapmış olduğum imza günüme- o yaşlarına ve rahatsızlıklarına rağmen teşrif etmişlerdi. Muzaffer amca da selam göndermiş- “kusuruma bakmasın- rahatsızlığım nedeniyle gelemedim- kitabını bekliyorum” demişti. O gün beni en çok etkileyen manzara- o yaştaki insanların bu nezaketleri ve duyarlılığı idi. Bu üç muhterem büyüğümüz- hayır hasenat sahibi- fakir- fukarayı- garip- gurabayı görüp- gözeten- engin gönüllü- koca yürekli insanlardı. Kısaca bu üç civanmert simanın- “ kapısı konuklara- kesesi muhtaçlara- sofrası tüm açlara AÇIKTI.” “Gözleri kötü manzaraya- dilleri olumsuz sözlere- elleri kötülük yapmaya KAPALIYDI.” Sözleri hep olumlu ve hayır sözlerdi. Konuşmaları gerekli konuları ve susmaları gerekli mevzuları çok iyi bilirlerdi. Ordumuzdaki hayır kurumlarından- katkıda bulunmadıkları kurum yok gibidir dersem- asla abartmış olmam. Gerçi bu değerli büyüklerimizi tanımak ve tanıtmak için- en az bir kitap hamcında yazı ve anlatım gerekirken- biz sadece önemli noktaların ve çok bariz özelliklerinin altını çizerek- kısaca tanıtmaya çalışıyoruz: Bu üç güzel insanın hayat felsefeleri de birbirine yakındı. İfrat ve tefritten- yani aşırılığa gitmekten uzak- mutedil- yapıcı bir anlayışları vardı. Zaten sohbetlerini etkili kılanda bu yaklaşımlarıydı. “İyi insanlar- iyi atlara binip gittiler.” Der şair. İşte bu üç güzel insanda- altı ay gibi kısa bir sürede- bizlere veda ettiler. Yapacak bir şeyin kalmadığı noktadayız. Ancak elimizden gelen onları hayırla yad etmektir. “Bunları detaylı tanıtmak için- haklarında en az birer kitap yazmak gerekir.” Demiştim.

Gerçi- Muzaffer amca hakkında- tarih araştırmacısı değerli dostum Muzaffer GÜNAY- bir kitap yazdı. Fehmi amcada- hayat hikayemi yazıyorum- basınla ilgili bir torunum yayına hazırlıyor demişti. İnşallah oda yayınlanır.  İsmet amcayla bu konuda bir şey konuşmuş değilim. Ama bilinen hizmetleri kaleme alınsa- yine bir kitap tutar ümidindeyim. Bunlar o kadar saygı terbiyesi almışlardı ki- kapıdan çıkarken dahi yaşlılara öncelik verirlerdi. Kader onların bu tertibini ölüm sırasındada ihlal etmedi. Dünya kapısından- yaş sırasına göre çıkış yaptılar. Önce Muzaffer amca kapıyı açtı- yaşı 89 du. Tarih- 19.05. 2017. Belediye meclis üyeliğinde ve Ordu Ticaret ve sanayi odası meclis başkanı olarak hizmetler vermiştir. Ondan 4-5 ay sonra- İsmet amca veda eyledi. Yaş-84. Tarih- 25.10.2017. Şenocak  fındığın kurucusu olarak ve 12 yıl Ordu Ticaret Borsasında başkanlık yaparak hizmet vermiştir. Ondanda 1-5 ay sonra- Fehmi amca el veda dedi. Yaş- 82- tarih- 08.12.2017.Daha bir çok hizmetinin yanında- Durugöl mahallesinin kuruluşuna ve Durugöl Camiinin yapılmasına vesile ve öncülük yapmıştır. Bu üç güzel insanın bıraktığı boşluğu değerli mahdumlarının dolduracağına inanıyoruz. Hepsine yeniden sabırlar ve baş sağlığı diliyorum.

Bir meşhur beyit’i biraz değiştirerek- merhumlara rahmet dileyip- yazımı sonlandırmak istiyorum: “Binlerce rahmet o DEVR İ KADİM EFENDİLERİNE- Ne kimseye benzerler- ne kimse kendilerin

 
Etiketler: BİR, SOKAĞIN, ÜÇ, GÜZEL, İNSANI,
Yorumlar
Haber Yazılımı