(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({ google_ad_client: "ca-pub-7247401377424993", enable_page_level_ads: true });
Haber Detayı
23 Ocak 2018 - Salı 17:40 Bu haber 5532 kez okundu
 
Obezite Kaderiniz Değil,İsteyin Yeter
Obezite, çağımızda hızla artan ve önlenebilir ölüm riskleri arasında ikinci sırada yer alan çok önemli bir sağlık sorunudur.
SAĞLIK Haberi
Obezite Kaderiniz Değil,İsteyin Yeter

Obezite, çağımızda hızla artan ve önlenebilir ölüm riskleri arasında ikinci sırada yer alan çok önemli bir sağlık sorunudur.

Morbid obezite olarak tanımlanan ve ileri boyutlara ulaşan obezite rahatsızlıklarında cerrahi tedavi yöntemi en etkili olanıdır. Günümüzde, değişik cerrahi yöntemler uygulanmaktadır. Bunlardan birisi de sıkça uygulanan yöntem olan; Mini-Gastrik By-Pass yöntemidir.

Medical Park Ordu Hastanesi Obezite ve Metabolik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Erkan Aksoy, basın için verdiği bu özel röportajda, Mini Gastrik By-Pass ile ilgili bilinmesi gerekenleri adım adım anlattı:

- Obezite cerrahisinde “Mini Gastrik By-Pass” ameliyatı nedir?

İsminin başında yer aldığı gibi mini kelimesi ameliyatın daha etkisiz olduğu anlamına gelmemektedir. Aksine en etkili yöntemlerden birisidir. Sadece uygulanabilirliği daha kolay olmasından bu ismi almıştır. Uygulama alanında en basit ve hastanın çok kısa bir sürede hastaneden çıkışına olanak sağlayan bu ameliyat çeşidi ayrıca benzerleri arasında en ekonomik olanıdır. Operasyonun başarılı bir şekilde uygulanmasından sonra kişi düzenli ve yeterli miktarda kilo verebilir. Ayrıca aşırı kilo almanın tetiklediği ya da yol açtığı hastalıklardan olan şeker hastalığı (tip 2 diyabet), yüksek kolesterol ve tansiyon gibi hastalıklar için de uygulanan bir tedavi yöntemidir. Yani aynı zamanda etkili bir metabolik cerrahi prosedürdür.

- Peki, bu operasyonun tekniği nasıldır?

Ameliyat iki aşamadan oluşmaktadır. Mini Gastrik By - Pass operasyonlarında, mide hacmini küçültmek ve bağırsak yoluyla gıda emiliminin azaltılması amaçlanmaktadır. Laparoskopik (kapalı) bir ameliyat olan bu işlemde büyük bir kesi yerine, 5 küçük kesi ile hastaya müdahale edilmektedir. Bu kesilerin her birisi 1 cm’den küçüktür. Özel aletler sayesinde, deliklerden karnın içerisine girilir ve mide girişinde yeni bir mide olarak adlandırabileceğimiz küçük bir tüp oluşturulur. Dışarı çıkartılan bir organ veya kesilen bir parça olmamaktadır. Bu kısım, operasyonun ilk kısmıdır. İkinci kısımda ise, mide ile bağırsağın birbirine bağlantı aşaması bulunmaktadır.

Bu işlemle, besinlerin bağırsağın bir kısmından geçişi engellenir. Bağırsağın ne kadarlık kısmından geçişin engelleneceği bu ameliyatın kritik noktalarından birisidir. Biz kendi pratiğimizde tüm ince bağırsak uzunluğunu ölçtükten sonra karar vermekteyiz. Genellikle By-Pass edilen bağırsak uzunluğu 200 cm olmaktadır.

 

- Mini Gastrik By-Pass yöntemi sayesinde kilo nasıl verilir?

Kilo verme yönteminin 3 adet aşaması bulunmaktadır. Bunları kısaca açıklamak gerekirse;

Mide Hacmini Küçültülmesi: Bu operasyon tipinin ilk amacı midenin küçülmesini sağlamaktır. Küçük bir mideye girecek yemek miktarı da doğal olarak daha az olacaktır. Bu yöntemin benzeri olan sleeve gastrektomi tekniğine göre en büyük farkı ise daha küçük bir mide tüpü yapılmasıdır.

Emilim Kısıtlaması: Mini Gastrik By - Pass yöntemi ile bağırsak girişinde bulunan ve 2 metre boyuta sahip kısımda gıda geçişi durdurulmaktadır. Ayrılan kısım tamamen işlevsizleştirilmez. Emilimin ve sindirimin sağlanmasına yol açan sıvıların nakline devam eder. Artık yenilen gıdalar, yerleştirilen mide tüpü sayesinde direk olarak ince bağırsağın orta kısmına geçer. Bu sayede emilim bağırsağın orta kısmından başlar ve vücutta bulunan fazla kalori emilime girmeden atılır. Bunun sonucunda ise kaybedilen kilo miktarı artar.

Hormonal Düzenleme: Bu operasyon sayesinde, işlevini kaybeden büyük mide kısmından herhangi bir yiyecek içecek geçişi olmaz. Gıda geçişi olmadığından dolayı mide uyarılmaz ve açlık hormonu daha az salgılanmaya başlar. Bu durum, hastanın daha az açlık hmesini ve daha uzun süre tokluk hissine sahip olmasını sağlar.

- Ameliyatın risk oranı yüksek midir?

Bu sorunun cevabı net bir şekilde hayırdır. Obezite hastalığının sayılacak birçok riski mevcuttur. Kalp-damar hastalıkları, inme, kolesterol yüksekliği, karaciğer yağlanması, eklem hastalıkları, yaşam süresinde kısalma, bazı kanser oranlarında artış,tip2 diyabet vs. bunlardan bazılarıdır. Bu risklerin karşısında operasyon riski minimaldir. Ameliyat riskini en aza indirmenin önemli noktalarından birisi uzman ve tecrübeli ellerde ve donanımlı bir merkezde bu operasyonu gerçekleştirmektir.

- Ameliyat sonrası kişileri nasıl bir hayat bekliyor?

Operasyon sonrası hastalarımız 3 saat sonra yürümeye, 8 saatten sonra ise ağızdan sıvı gıdalar almaya başlar. Tüm süreçte diyetisyenimiz hastalara gerekli danışmanlığı yapmaktadır. 3 günlük dönemde berrak sıvılarla beslenilir. Genelde ameliyat sonrası 2 ya da 3. gün hastalarımız taburcu edilir. 3 günden sonra blenderden geçirilmiş gıdalar tüketilmeye başlanır. 15. gün sonrası köfte dahil katı gıdalar tüketilebilir.

1 - 1,5 yıl boyunca kilo verme devam etmektedir. Burada kalıcı başarının en önemli noktası kişinin yeme alışkanlığını ve yaşam tarzını değiştirmesidir. Yapılması gereken değişiklik ise düşük kalorili, protein ağırlıklı beslenme ve hayata sporu dâhil etme şeklinde olmalıdır.

Unutmayın, obezite ve metabolik cerrahilerin asıl amacı sizleri zayıflatmak değil, sağlığınıza kavuşturmaktır. Operasyonların, sağlığınız ve kendiniz için attığınız bu önemli adımda kolay yorulmamanızı sağlayacak bir yardımcı olduğunun bilinciyle davranmalısınız.

Kaynak: Editör:
Etiketler: Obezite, Kaderiniz, Değil,İsteyin, Yeter,
Yorumlar
Haber Yazılımı